Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Küresel Açmazlar İKÜ’de Çok Boyutlu Şekilde Ele Alındı

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi (SÜRKAM) ve Ceza Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (CEHAMER) iş birliğinde, “Küresel Bir Çıkmaz: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Neden İlerleyemiyoruz?” başlıklı etkinlik düzenlendi. 25 Mart 2026 Çarşamba günü Bakırköy yerleşkesi Ataköy binasındaki Tasarım Fabrikası'nda gerçekleştirilen etkinliğe, alanında uzman isimler konuşmacı olarak katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmalarını; Rektörümüz Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, CEHAMER Müdürü Prof. Dr. Dr. h.c. mult. Bahri Öztürk ve Hukuk Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Cemile Gökyayla yaptı. Rektör Yardımcımız & SÜRKAM Müdürümüz Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil ise etkinlikte ana konuşmacı olarak yer aldı.

Etkinlik kapsamında;

- Toplumsal cinsiyet eşitliğinin önündeki yapısal engeller, 
- Sosyo-ekonomik faktörlerin yarattığı eşitsizlikler, 
- Hukuki düzenlemelerin uygulamadaki yansımaları, 
- Politika üretimi ile uygulama arasındaki boşluklar, 

çok boyutlu bir perspektifle ele alınarak değerlendirildi.

Programda, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki güncel sorunlar disiplinler arası bir yaklaşımla tartışılırken çözüm odaklı politika geliştirme süreçlerine katkı sunabilecek değerlendirmelere yer verildi. Üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmanın ötesinde; toplumsal sorunların analiz edildiği, çözüm üretim süreçlerine katkı sunulan ve sürdürülebilir sosyal etki yaratan öncü yapılar olduğuna dikkat çekildi.
İstanbul Kültür Üniversitesi, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda özellikle Amaç 5 (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) ve Amaç 10 (Eşitsizliklerin Azaltılması) kapsamında disiplinler arası iş birliklerini geliştirmeye ve toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, küresel ölçekte en çok gündeme gelen konulardan biri olmasına rağmen, kaydedilen ilerlemenin hızı hâlâ arzu edilen seviyenin gerisinde kalmaktadır. Bu durum, meselenin yalnızca bir farkındalık alanı olmadığını; yapısal, çok katmanlı ve köklü bir dönüşüm gerektirdiğini bir kez daha göstermektedir.


 


Son Güncelleme Tarihi: Per, 26/03/2026 - 16:57