Kültür Anayasası

Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür. Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek, zekayı eğitmektir.
Mustafa Kemal Atatürk

İstanbul Kültür Üniversitesi ulusal, evrensel ve çağdaş değerler doğrultusunda ve uluslararası ölçütlerde eğitim veren bir kurumdur. Amaç bu niteliğiyle, önce Türkiye'nin, daha sonra Avrupa Birliği ülkelerinin önde gelen başarılı eğitim kurumları arasında yer almaktadır.
Kültürlünün ödevi, öğrencilerini düşünsel -duygusal- bedensel açıdan bir bütün olarak en üst düzeyde geliştirmek; onları çağdaş değerlerle donatmak ve yaşama hazırlamaktır. Öğrencilerin eğitim süreci sonunda sevgi ve saygı gören, sevgi ve saygı dolu, özgüvenli, mutlu ve etik değerlere sahip, başarılı birey ve yurttaşlar olması esastır.
Kültürlü, Atatürk'ün deyişi ile "aklın ve bilimin yol göstericiliğinde" O'nun ilke ve devrimlerini yaşatmayı, "Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmayı" her zaman amaç edinir. Bu amaç, onun "Dinamik ideali"dir. Öğrencilerin bu konuda bilinçlendirilerek yönlendirilmesine özel bir önem verir.
Kültürlü, eğitim öğretim uygulamalarında çağdaş gelişmeleri yakından izler ve bu gelişmelerden uygulamada yararlanır. Çağdaş bilim ve teknoloji aracılığı ile ilerleme ve gelişmeyi doğal bir yaşam tarzı olarak benimser ve yaygınlaştırarak yerleşmesine çalışır. Çağdaşlaşmayı çağın akıl ve bilime dayalı genel geçerliliği ve değerleri olan düşünce, anlayış, tutum, koşul ve gereklere ulaşmak olarak anlar, bunları ilke ve amaç edinir.
Kültürlü, öğrencilerinin ana dillerinin dışında başka dilleri de bilmelerini; gelişen ve değişen teknolojiyi tanımalarını, kullanmalarını; evrensel değerlere sahip olmalarını, dünya ile iletişim kurmayı hedef alır. Farklı kültür, düşünce ve yaklaşımlara merak duyar, izler, dinler, anlayışla yaklaşır ve onlardan yararlanır.
Öğrenci, öğretim ve eğitim görmek üzere Kültür'e ve onun öğretim üyelerinin rehberliğine güvenerek teslim edilmiş bir değerdir. Onu tüm etkinliklerde merkezde tutmak, hak ve ödevleri olan tek ve özel bir "birey" kabul etmek, her zaman "öğrenciye hizmet" ilkesiyle hareket etmek, önkoşulsuz sevgi, önyargısız kabul göstermek eğitim temel ilkesidir.
Kültürlü, öğrencilerin zeka ve öğrenme özellik ve yeteneklerine; bireysel ve toplumsal gereksinmelerine göre, eğitimin çok yönlü ve esnek bir süreç olarak yürütülmesi gereğine inanır. Her konuda farklı görüş, düşünce ve değerlendirmelere açıktır. Karşı düşünceyi demokratik bir yaklaşımla dinleme, eleştirme anlayış ve davranışına sahiptir.
Kültürlü, bilginin yalnızca kazanılmasını değil özümlenmesini, analiz ve sentezden geçirilmesini, problem çözme amaçlı kullanılmasını ve öğrenci tarafından yeniden üretilmesini amaçlar. Bu doğrultuda eğitim süreci içinde bilginin işlenmesine, yeni bilgilere ulaşılarak eğitime derinlik ve genişlik katılmasına çaba harcar.
Kültürlü için sürekli iyileştirme ve yenilik arayışı esastır. Kültürlü mevcut durumun yeterli olmadığına inanır; her zaman ve her konuda daha iyinin mümkün olduğunu kabul eder ve mükemmele ulaşma çabasını sürdürür. İlerici ve daima geliştirici bir iyileştirme, değer katan bir yenilik ve değişim arayışı, eğitimin her basamağında temel felsefesidir.
Kültürlü rektör, dekanlar, bölüm başkanları ve tüm öğretim üyeleri okul vizyonunu özümsemiş kişilerdir. Yöneticiler ve eğitmenler, paylaşılmış kurumsal değerler çerçevesinde, örnek ve model olan, yol gösteren, destek veren sorumlu bir liderlik anlayışına sahiptir. Kültürlü lider istediğini değil, verimli sonuç yaratacak olanı ve yapılması gerekeni sorgular, arar ve gerçekleştirir.
Kültürlü eğitim-öğretim etkinliklerinde odak nokta olarak "öğrenmek" istek ve bilinci ile "öğrenmeyi öğrenme" ve "yaşam boyu öğrenme" ilkesini temel alır. Öğreticiler de bu anlamda birer "öğrenen" olduğunu unutmaz. Öğrenme ve öğretme eyleminin dayatma, zorlama ve tehditle değil, yaşamın doğal bir parçası olarak coşkuyla gerçekleşmesini hedefler.
Kültürlü, eğitim-öğretim faaliyetlerinde insanın, toplumun, dünyanın bir bütün, ders, konu, plan ve programların birbirinden ayrılmaz olduğuna inanır. Bu nedenle kendi alanı dışındaki ders ve konularla da yakından ilgilidir. Eğitimde fen, anadili ve yabancı dilin; matematik, sosyal ve kültürel derslerin, dil, sanat ve sporun; kültürün, ruhsal, zihinsel ve bedensel gelişimin birbirini tamamladığına inanır, bu disiplinler arasında iletişime ve işbirliğine önem verir.
Kültürlü yöneticiler, eğitmenler ve tüm diğer çalışanlar kalite bilincine önem verirler. Onlar için kalite, öğrencinin yüksek akademik başarısı, bir mesleğe ve yaşama hazırlanmasında yetkinlik, hizmette ve eğitim niteliğinde sürekli iyileşme ve yenilikçi yaklaşım; vizyon ve misyona ulaşma çabasında kararlılık; liderlik, takım çalışması, işbirliği, özdenetim, kendini geliştirme ve mükemmeli aramada öncülük demektir.
Kültürlü yeni ve çağdaş teknolojileri eğitim-öğretimde kullanmaya ve kullandırmaya önem verir, bunları etkin bir öğrenme aracı olarak görür. Teknolojinin sağlam bir kültür, felsefe ve etikle iç içe olmasına özen gösterir, tek başına teknolojiyi yücelterek bir mit haline getirmez, onu daha çok vizyon ve misyona ulaşmada bir araç olarak görür; değişim ve dönüşüm hatta yeni teknolojiler bulmak için bir başlangıç sayar.
Kültürlü, eğitim-öğretim uygulamalarında vizyon, misyon ilke ve değerlerimizin ışığında istikrarlı bir gelişim için sürekliliğin gerekli olduğu bilincindedir. Her yerde ve her zaman onları gerçekleştirmek için çalışır; dersliğin içinde ya da dışında her olanağı bir fırsat eğitimi sayar bundan yararlanır.
Kültürlü, her düşünce ve inanca saygı duyar. Farklı düşüncelerin ifade edilmesine fırsat verir ve bunu doğal bir hak sayar. Düşünce ve inanç özgürlüğündeki sınır, öteki insanların hak ve özgürlükleri, evrensel insan hakları, ulusal varlık ve bütünlüğümüz, bilim ve aklın çizdiği çerçeve, Atatürk ilke ve devrimleridir.
Kültürlü, eğitimde salt kendisinin ve tek boyutlu bir yönlendirmenin değil, eğitilenlerin de gereksinimlerini dikkate alır, görüş ve düşüncelerini dinler. Onların merak, ilgi, soru ve sorunlarına duyarlıdır. Onlara destek olurken onun yerine geçmez, akıl vermeye ve nasihate değil eyleme ve her konuda kendisinin bir örnek ve önder olmasına değer verir, bu bilinçle hareket eder.
Kültürlü, bireyin doğuştan getirdiği birçok yetenekle donanmış olduğunu bilir, bu gücün ortaya çıkarılması için gerekli olanak ve fırsatları yaratarak destekler. Özel beceri ve yetenek sahibi öğrencileri keşfedecek ve geliştirecek ilgi ve çaba göstermeyi doğal görevi sayar.
Kültürlü sınıf ortamından başlayarak, okulun her biriminde ve yapılacak her işte; eğitim, öğretim ve yönetimle ilgili tüm çalışma ve etkinliklerde katılımcıdır. Katılımcılığı, birlikte başarma ve başarıyı paylaşma düşüncesinin yaşama geçirilmesi olarak destekler, bu konuda örnek ve önder olur.
Kültürlü eğitimde üç temel dil olan anadilin, matematik dilinin ve yabancı dilin öğrenme ve gelişmede üç anahtar dil olduğunu bilir. Çağdaş, sağlıklı, verimli ve etkin bir eğitim için özellikle üst düzeyde bir anadil bilgi, bilinç ve yetkinliğinin kazanılmasını ön koşul sayar. Bu üç dilin bilgiye, bilime ve yaşama uzanan yolda anahtar değerinde olduğu bilinciyle hareket eder, yüksek akademik başarıyı hedefler.
Kültürlü gerçeğe ulaşmanın, hurafe, saplantı ve önyargılardan kurtularak; bilimsel düşünceye, akıl ve bilgiye dayalı, sağlıklı düşünme yöntem ve anlayışı ile mümkün olduğuna inanır. Bu inancın yerleştirilerek içselleştirilmesine ve sezgisel güçle birleşerek gelişmesine önem verir. Her koşulda hedef nesnel ve bilimsel gerçektir. Yanlışı bu ölçüte dayalı doğruyla, gerçekdışını gerçekle aşar.
Kültürlü, doğal ve toplumsal çevrenin, ekolojik, kültürel ve tarihsel değerlerin önemini bilir ve bu bilincin yaygınlaşmasına çaba harcar. Öğrencilerin yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sürecinde onların insana, dünyaya ve doğal çevrelerine duyarlı olmalarını sağlayacak önlemleri alır, projeleri üretir, örnek ve öncü bir rol üstlenir.
Kültürlü, eğitimin birbirini izleyen, etkileyen tamamlayan ve bütünleyen tesadüften uzak, planlı, düzenli, bilinçli ve kesintisiz iş ve işlemlerden oluşan bir süreç olduğunu bilir. Vizyon, misyon ve hedeflere bu sürecin aksaksız işletilmesi ile ulaşılabileceği bilincindedir. Arzu edilen verim ve ürüne böyle bir süreç yaklaşımı ile ulaşılacağını bilir ve hedefe odaklanır.
Kültürlü, sağlam, tutarlı, iyi insan ve iyi yurttaş olmanın tipik bir örneğidir. Öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra, iyi insan, iyi yurttaş ve evrensel insani değerlerle donanmış sağlam karakterli kişiler olarak yetişmelerini amaçlar.
Kültürlü, eğitimsel ve yönetsel çalışmaların her basamağında eğitimci olarak önce kendinden başlayan bir öz değerlendirme ve öz denetim bilincine, alışkanlık ve tutumuna sahiptir. Eğitimciler öğrencilerine bu konuda model olur, onların da öz değerlendirme ve öz denetim tutumlarının gelişmesine özen gösterir.
Kültürlü, sanatsal faaliyetleri yakından takip eder, onu bir yaşam biçimi olarak görür ve destekler. Kendi yaşamında estetik alan ve duyarlılıklara yer verir. Sık sık okul içi ve okul dışındaki etkinliklere aktif olarak katılmaya ve öğrencilerini katmaya, onlarda aynı duyarlılığı geliştirmeye istekli ve gayretlidir.
Kültürlü, barışın, kendisi, kurumu ve çevresinden başlayarak yurtta ve dünyada yerleşmesini, sorunların bu yolla çözümlenmesini ilke sayar. İlişki ve iletişimde dinleme, anlama ve anlayış geliştirmeye önem verir; insanları yakınlaştırıcı ve paylaşımcı olmaya teşvik eder. Barışçılığın, özgür, mutlu ve güçlü bir yaşama kaynaklık eden tutum ve yaklaşımların çıkış noktası olduğunu bilir, bu bilinç ve tutumun yaygınlaşmasına çaba harcar.
Kültürlü, her insanın farklı, özel ve hakları olan bir birey olduğunu benimser. Bunu sağlarken birey olmayı "bencil" olmakla karıştırmaz. Topluma duyarlıdır; toplumsal bilinç ve yararın gözetilmesini her durum ve eylemde unutmaz, sorumluluklarını yerine getirmekten kaçınmaz. Toplumun dinamik bir parçası olarak toplumsal kültürün ve değerlerin yaşatılması ve geliştirilmesine çaba harcar.
Kültürlü, bu Anayasa'da tanımlanan vizyon, misyon tüm kurumsal ve bireysel ilke, değer ve amaçlarla bütünleşmeye, her yerde ve her zaman onları dikkate almaya özen gösterir. Bu konuda kurum içinde ve dışında olumlu bir model ve lider kimliği ile yer almaya, kendisine, çevresine, kuruma, topluma değer ve zenginlik katmaya önem verir, öncü olur. Kültürlü olmaktan kıvanç ve mutluluk duyar.