Sitede Rehberde   
Akademik Merk. Birimler
Anlık RSS Bilgilendirmesi İçin Tıklayınız.Düzenli bilgilendirme E-Postaları almak için listemize kaydolabilirsiniz.

Ana Sayfası / RAPORLAR / Meksika Ziyareti Hakkında Bilgi Notları

Haber ve Etkinlikler



Duyurular
"Türk-Amerikan İlişkiler ve İran” yuvarlak masa toplantısı
Tanıtım Toplantısı
SKYTURK TV canlı yayın
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Grubu
Meksika Ziyareti Hakkında Bilgi Notları


13/08/2010

Meksika Ziyareti Hakkında Bilgi Notları

1-12 Ağustos 2010 tarihleri arasında Meksika’nın başkenti Mexico City’ ye yapmış olduğum ziyarete ilişkin bilgiler özetle aşağıda sunulmuştur:

1)      Meksika’nın en büyük düşünce kuruluşu olan COMEXI ( Consejo Mexicano de Asuntos Internacionales) Genel Müdürü Bayan Aurora Adame’den randevu istenmiştir. Randevumuza sadece bir görüşme için olumlu cevap beklerken, beklenmedik bir şekilde olağanüstü ilgi gösterilmiş ve büyük bir etkinlik düzenlenmiştir. Bayan Aurora ve eşi, eşimle birlikte onuruma ülkenin en maruf ”hacienda” sındaki  bir lokantada en üst protokolu uygulamışlardır.

 

Bir yuvarlak masa şeklinde tertiplenen toplantıya konferansçı olarak katılmam istenmiş ve toplantı yaklaşık yarım saatlik sunumumdan sonra, soru-cevap şeklinde bir buçuk saat kadar sürmüştür. 

 

Onur konukları arasında, COMEXI’nin Başkanı Eski Dışişleri Bakanı Fernando Solana, bazı Meksikalı Büyükelçiler, eski Ankara Büyükelçisi Bayan Mireya Teran (toplantının moderatörlüğünü de yapmış ve Türk-Meksika ilişkileri hakkında bir sunumda bulunmuştur), Büyükelçimiz Alev Kılıç, Washington Institute’un Başkanı McCurdy’nin kızı Selin McCurdy ve çok üst düzeyli şahsiyetler sayılabilir.

 

Toplantıda esas itibariyle Türk-Meksika ilişkileri dışında Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyaya ilişkin konular ele alınmış ve bunlar soru cevaplarla ayrıntılı şekilde açılmıştır.

 

Toplantıya Meksika tarafı beklediğimizden çok daha fazla önem vermiş ve bunun sebebinin, önümüzdeki günlerde Meksika Dışişleri Bakanı Bayan Patricia Espinosa’nın ülkemize yapacağı ziyaretin hemen öncesine rastlaması olduğu izlenimi edinilmiştir. Nitekim, Bayan Aurora Adame bize toplantının ertesi günü gönderdiği bir mesajda, hem konferansımızın, hem de COMEXI ile TASAM adına imzaladığımız işbirliği protokolunun, Bakan’ın ziyareti için hazırlanan dosyaya “talking points” olarak konduğunu, ülkemizdeki görüşmeleri sırasında bu konunun da açılacağını ifade etmiştir. Öte yandan gerek işbirliği protokolu, gerek konferanstaki interaktif tartışmaların özü, Meksika basın ve yayın organlarına da yansımıştır. Katılan Büyükelçilerden biri, ertesi günkü bir televizyon programında dış politika söyleşileri arasında bu konuda da ayrıntılı bilgi vermiştir. 

 

2)      Türk-Meksika ilişkilerinin tarihi boyutları, çeşitli temaslarımızda gündeme gelmiştir. Bunlardan biri bu yıl 200. Bağımsızlık Yıldönümü’nü kutlayan Meksikalıların, 1910 yılında kutladıkları ilk yüzyıl bayramları vesilesiyle Osmanlı Devleti’nin kendilerine hediye ettiği saat kulesidir. İkincisi, Meksika yönetim kadrolarının bilinçlerinde Türkiye ile benzerlikler yatmaktadır. Örneğin, sömürgeciliğe karşı olmak;iki dindar toplumun laik devlet rejimlerine sahip olmaları; sosyal ve ekonomik yapılarının benzerliği; Osmanlı topraklarından Meksika’ya da gelmiş olan küçük sayıdaki, çoğunluğu Musevi kökenli yurttaşlarımızın varlığı ve iki ülkeninde süper güçlerle çok yakın ve komşuluk ilişkisi içinde olmaları; gibi nedenler sayılabilir. Gerçekten gözlemlediğimiz gibi, dev bir metropol olan 20 milyon nüfuslu Mexico City’nin kısmen gecekondulaşmış ve iç göç ile şişmiş nüfusu, büyük trafik sorunları, halkın davranış biçimindeki benzerlikler, dindarlık, köylülerin benzerliği, bir nevi toprak ağalığı sayılan hacienda sistemi, gelir dağılımının bozukluğu, ABD ile yaşanan ekonomik göç sorunları gibi konular önemli benzerlikler arzetmektedir.

 

İspanyol egemenliğinin başladığı 1520’li yıllardan sonra İspanyolların varlığını pekiştiren dil ve din faktörleri bir yana bırakılırsa, 2-3 bin yıllık Maya, Aztek ve çok sayıdaki başka yerli kültürlerin eritilemediği ve ülkenin tamamen İspanyollaşamadığı, hatta İspanya’ya karşı bir husumet mevcut olduğu görülmektedir. Nitekim, antropoloji müzelerinde bu kültürel direnişin bugün bile devam ettiği açıkça görülmektedir. İstatistiklere göre halkın yüzde 60’ı Mestizzo (Avrupalı-Yerli karışımı), yüzde 30’u doğrudan doğruya yerli (çeşitli Kızılderili kabileleri) ve sadece yüzde 10’u Créole ve beyaz İspanyol kökenlidir.

 

Murat Bilhan