04-07 ŞUBAT 2010 KIBRIS GEZİSİ HAKKINDA NOT
İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası ilişkiler Bölümü 2. ve 3. sınıf ve lisans üstü öğrencilerle Erasmus programı çerçevesinde Üniversitemizde eğitim gören yabancı öğrencilerden oluşan 28 kişilik bir grupla Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret ettik. Üniversitemizin sağladığı uçak biletleri, ulaşım ve konaklama imkanlarıyla gidilen KKTC’de (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) 4 Şubat 2010 günü indiğimiz Ercan Havaalanı’ndan başlayarak, ODTÜ’nün (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) Güzelyurt Kampüsü yöneticilerinin ilgi ve desteğiyle 7 Şubat Pazar günü KKTC’den ayrılıncaya kadar ağırlandık. Kampüse vardığımız ilk gün grubumuz odalarına yerleştikten sonra, Dr. Ali Muhtaroğlu tarafından ODTÜ KKTC yerleşkesi hakkında kısa bir sunum yapılmıştır. Sunumunun bitiminde Üniversite’nin kampüsü kısa bir turla öğrencilere anlatımlı olarak gezdirilmiştir.
Turun önemli ayağını KKTC’nin başkenti olan Lefkoşe oluşturmaktadır. İlk olarak KKTC’deki T.C. Büyükelçisi Sayın Şakir Fakılı, gurubu kabul etmiştir. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Fakılı, kendisine yöneltilen bütün sorulara memnuniyetle yanıt vermiştir.
Ziyaretin bitiminden sonra Lefkoşe’de görülmesi gereken birçok yer ziyaret edilmiştir. Bunlar arasında “Barbarlık Müzesi” özellikle yabancı öğrencilerin ilgisini çekmiştir. Bu müzenin “Barbarlık” ismini almasındaki sebep; 21 Aralık 1963 tarihinde Rumların Türklere karşı Ada’nın her yanında başlattıkları saldırıların en dehşet verici olanı olarak nitelendirilen 24 Aralık 1963 gecesi Kumsal Mahallesi’nde gerçekleşen olaydır. Müze ziyareti sonrasında Yeşil Hat -
Kıbrıs'ta uluslararası toplumun
de jure “
Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanıdığı Kıbrıs Rum Yönetimi ile KKTC’yi ayıran bölge, yani sınır boyu ve Ledra Palace ve Lokmacı kapıları ziyaret edilmiştir. Son olarak Girne Kapısı görülerek Lefkoşe’den ODTÜ Kampüsüne dönülmüştür.
5 Şubat Cuma günü, KKTC Dışişleri Bakanlığı’nda Siyasi İşler Genel Müdürü Sayın Ayda Soylu Hanımefendi tarafından “Kuzey Kıbrıs’ın dünden bugüne ve geleceği” üzerine bir brifing verilmiştir. Adıgeçen, grubun konuyla ilgili sorularını cevaplandırmıştır.
Daha sonra Lefkoşe’den ayrılarak Gazi Magosa kentindeki Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne (DAÜ) ziyarette bulunulmuştur. Anılan Üniversite tarafından verilen öğle yemeğinden sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde başta KKTC Eski Başbakanı ve Meclis Başkanı Sayın Hakkı Atun ve DAÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Erol Kaymak kısa birer sunum yapmışlardır. Sunumun bitiminde Gazi Magosa’da kısa bir turu takiben Girne’ye geçilmiştir.
Girne yolu üzerinde 1974 yılında EOKA terör örgütünün toplu katliamlar yaptığı ve Kıbrıs Türk toplumunu bebek, çocuk, yaşlı, kadın demeden hunharca katledip toplu mezarlara gömdüğü bölge gezilmiştir. Muratağa-Sandallar-Atlılar Köyleri bölgesinde yoğunlaşan bu toplu mezarlar ve şehitlikler arasında Sandallar İlkokulu o zamanki konumuyla muhafaza edilerek müze haline getirilmiş ve öldürülenlere ait tarihe tanıklık eden fotoğraflar sergilenmiştir.
Girne-Lefkoşe yolu üzerinde Beşparmak dağları bölgesinde, 1158 ve 1205 yılları arasında inşa edilmiş, kuzey sahillerinin tümüne hükmedebilen görüşü ve güzel dağ manzarası ile Kıbrıs’ta gotik mimarî tarzının izlerini taşıyan Bellapais Manastırı ziyaret edilmiştir.
6 Şubat Cumartesi günü Sayın KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından grubumuz kabul edilerek 1,5 saatlik bir görüşme yapılmıştır. KKTC Cumhurbaşkanı ile görüşme esnasında yerel basın ve yayın organlarının temsilcileri görüntüler almışlardır. Sayın Mehmet Ali Talat son dönemde cereyan eden konular üzerinde bir konuşma yapmış ve öğrenciler tarafından yöneltilen soruları cevaplandırmıştır. Görüşme sonrasında Güzelyurt dağ yolu üzerinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi yakınlarındaki Çamlıbel köyü’nde, Makarios’un avukatı ve Orta Doğu’nun en büyük silah tüccarlarından İtalyan asıllı Rum Pablo Pavlides’in evi olan 1956 tarihli Mavi Köşk gezilmiştir.
Kıbrıs’tan ayrılacağımız 7 Şubat Pazar günü gezinin son ayağı olan Kıbrıs adasının kuzeydoğu ucundaki uzun dağlık burun bölgesi olan Karpaz’a gidilmiştir. Akdeniz’in en güzel plajı ve koruma altında olan Altın Kumsal Karpaz bölgesinin ünlenmesinde en önemli yerlerden birisidir. Kilometrelerce uzunlukta ve çok ince altın sarısı kumdan oluşan bu dev plaj sakinliği ve el değmemişliğiyle Akdeniz’deki Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının büyük kısmının yumurtlamak için tercih ettikleri bir kumsaldır. Bu kumsala yukarıdan kuşbakışı fotoğraflar çekebilme imkanı bulunmuştur. Ayrıca yol boyunca gördüğümüz, sadece Kıbrıs’ta yaşayan bir merkep türünü de görme fırsatı yakalanmıştır. Son olarak bu bölgede bulunan Karpaz burnunun en uç noktasında Hristiyan Azizi Apostolos Andreas (St. Andrew) adına inşa edilmiş manastır gezilmiştir. Karpaz bölgesinde halen güney Kıbrıs’a göç etmeyen az sayıda Rum yaşamaktadır. Türklerle Rumların bir arada yaşadıkları bu bölgede cami ve kilisenin yan yana olduğu görülmüştür.
Kıbrıs ziyaretimiz her yönüyle başarılı ve verimli geçmiştir. Okulumuzun anı eşyalarından tüm muhatablarımıza örnekler hediye edilmiştir. Yabancı öğrencilerimizin özellikle etkilendiklerini söyledikleri bu ziyaretin tekrarını herkes dilemiştir.
Sonuç olarak, bir yandan okulumuzun bu ülkedeki tanıtımı sağlanmış, öte yandan Uluslararası İlişkiler öğrencilerinin ders programlarında işledikleri “Kıbrıs Sorunu” konusundaki bilgileri pekiştirilmiş olmaktadır.
Saygılarımla arz ederim.
(E) Büyükelçi Murat BİLHAN