Sitede Rehberde   


Anlik RSS Bilgilendirmesi Için Tiklayiniz.Çok yakinda düzenli bilgilendirme e-postalari almak için bu icon'a tiklamaniz yeterli olacaktir.

Rektör





Prof.Dr.Dursun KOÇER

Üniversitemizin Değerli Akademisyenleri,
Çalışanları ve Sevgili Öğrencilerimiz

İstanbul Kültür Üniversitesi,  Mütevelli Heyet Başkanımız İnşaat Yük. Müh. Fahamettin AKINGÜÇ ve kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Önder ÖZTUNALI tarafından, Kültür Eğitim Vakfı bünyesinde, 12 yıl önce kurulmuştur. Üniversitemiz, uluslararası standartlarda eğitim-öğretim ve araştırma yapan, ama aynı zamanda çağdaşlık adına kazanılmış ulusal değerlerin vazgeçilmez savunucusu olan, aydınlık Türkiye için gençler yetiştiren ve bilgiyi halka götürmeyi ilke edinen bir yükseköğretim kurumudur. Yarım asırlık “Kültür ailesi geleneği ve birikimi” üzerinde yükselen ve 12. yılına adım atan İstanbul Kültür Üniversitesi, harcında ATATÜRK İlke ve Devrimleri bulunan çağdaş bir anlayışın ürünüdür.

Üniversiteleri diğer tüm kurumlardan ayıran en önemli özelliklerden birisi, hatta belki de birincisi “kendilerine özgü gelenekler”ini oluşturmasıdır. Üniversiteyi farklılaştıran bu “gelenekler”, bugünkü çağdaş anlayış ile ifade edilecek olursa “kurum kültürünün” oluşturulması anlamına gelmektedir. Üniversite kimliği, kurum yönetiminin vazgeçilmez metinleri durumundaki yazılı kuralların yanı sıra, kimi zaman onlardan dahi önemli olabilen geleneklerin bütününden oluşur. Yasa ve yönetmeliklerin hiç durmadan değiştiği ülkemizde, üniversitelerin kimliklerini korumaları, rekabete ayak uydurabilmeleri , eğitim-öğretim ve araştırmaların çıtasını yükseltebilmeleri ve etik değerlere sahip çıkabilmeleri, rektöründen en genç çalışanına kadar bu kimliği özümsemesi ile mümkündür. Yasa ve yönetmelikler kurumların karmaşa içine girmeden yönetilmeleri için var olan yazılı belgelerdir; ancak üniversiteler, bu yasa ve yönetmeliklerin akademik geleneklerle desteklendiği, süslendiği ve güç kazandığı kurumlardır. Yasalar ile geleneklerin sinerji yarattığı kurumlar gerçek üniversitelerdir. Buralarda, yasalar ve yönetmelikler düzeni; gelenekler de kurumu sahiplenmeyi, saygı ve sevgiyi, görev sorumluluğunu ve çalışma heyecanını yaratır.   

Kurum kültürümüz ya da  “Kültür’ün Kültürü” diyebileceğimiz bu süreç, Başkanımızın ve şükranla andığımız Kurucu Rektörümüzün engin yöneticilik deneyimi ve hoşgörü zenginliği ile başlamış, II. Rektörümüz Prof. Dr. Tamer KOÇEL hocamız ile daha da zenginleşerek sürmüş ve herkesin gıpta ile baktığı, sevgiye-saygıya dayalı, kavgadan uzak, akademik hedefleri yüksek, popülist getirilerden medet ummayan, etik kurallara sıkı sıkıya bağlı bir düzeye ulaşmıştır. Üniversitemizin 12 yıl içindeki övünülecek gelişiminde bu gerçeğin büyük payı vardır. Kazanılan deneyimleri kullanarak, Üniversitemizi daha yukarılara taşımak için tüm İstanbul Kültür Üniversitesi ailesinin ve sizlerin katkıları ile gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

Üniversitelerin üç temel evrensel görevi vardır. Eğitim-öğretim, araştırma ve toplumla bütünleşme; bir başka deyişle bilgiyi topluma götürme. Yükseköğretimdeki hızlı büyüme, rekabet ve toplumun üniversitelerden yeni beklentileri karşısında bu üç görev daha da iç içe girerek önem kazanmaktadır. Bu süreç içinden başarı ile çıkabilmek ve üniversiteyi özgünleştirebilemek için her üç noktaya da inovatif bir bakış açısı ile yaklaşmak ve çalışmak gerekmektedir.  İkinci 10 yılına başlamış ve kurumsallaşma yolunda ciddi mesafe kaydetmiş olan Üniversitemiz, bu acımasız ve hatta zaman zaman etik olmayan rekabet sürecinde, uzun erimli planlarla yönetilmelidir. Geleceğinde özgün hedefleri olan bir üniversitenin her konuda ve her çalışanı ile inovatif bir bakış açısına sahip olması kaçınılmazdır. Bu yaklaşımı içselleştirme yönünde başarılı olacağımıza ve gelecek 10 yıla böyle ulaşacağımıza inanıyoruz.

Bölümlerimiz ve Uygulama-Araştırma Merkezlerimiz Üniversitemizi özgünleştiren, güçlendiren ve akademik ortamı zenginleştiren çekirdek birimlerdir. İşte temelde Bölümler ile Uygulama ve Araştırma Merkezlerimizce hazırlanacak olan “5 yıllık stratejik plan”ı bu açıdan çok önemsiyoruz.  Hazırlıklarını kısa bir süre sonra tamamlayacağımız ve açıklayacağımız bu plan sayesinde Üniversitemizin yol haritası oluşturulacak ve üniversite faaliyetleri KİŞİLERE BAĞIMLI olmaktan çıkarılıp, KİŞİLERİN BAĞIMLI olduğu bir yapıya kavuşturulacaktır. Bu plan aynı zamanda sonraki 5 yıla açılabilecek ufuklara da sahip olacaktır. Bu anlayış çerçevesinde, Bölüm Başkanlarımıza ve Bölüm çalışanlarına yüklü görevler düşecektir. Sözünü ettiğim 5 yıllık plan için Bölümler; Eğitim-öğretim, araştırma, bilimsel yayın, etkinlik ve toplumla iletişim yönlerinden nesnel verilere dayanan, hedefleri iyi tanımlanmış, olabilirliği yüksek ve sadece kaynak kullanan değil aynı zamanda kaynak yaratan projeler hazırlayacaklardır. Bölümlerimiz ve akademisyenlerimiz, getirdikleri ve başarılı oldukları projeler doğrultusunda, özellikle de uluslararası bilimsel araştırma projeleri, işbirlikleri ve etkinlikleri ile orantılı olarak üniversitenin  kaynaklarından   yararlanabileceklerdir.

Üniversitemizde Bölüm Başkanlarımızın ve akademik kurulların, görevlerini ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirmeleri için tüm imkânlar kullanılmakta ve sorunların üst kademelere iletilmeden çözülmesi sağlanmaktadır. Bölüm içi akademik huzur, güven ve en büyük zenginliğimiz olan öğrencilerimiz ile sevgiye-şefkate dayalı sağlıklı iletişim; yasa, yönetmelik ve yönergelerin tam ve yansız uygulanması vazgeçmeyeceğimiz ilkelerimizdir. Hiç şüphesiz Genel Sekreter ve büroları, MYO ve Enstitü Müdürleri, Dekanlar, Rektör Yardımcıları ve Rektörün görevi, Bölümlerimizin ve Merkezlerimizin önündeki engelleri  kaldırmak ve yukarıda tanımladığımız görevlerini yapmalarını, başarılı olmalarını sağlamaktır. 40 yıllık akademik  yaşamımın bana verdiği geri bildirim şudur: Bir kurumda ne kadar çok toplantı yapılırsa işler o denli yavaşlamakta, hatta yapılamamaktadır. Çok sayıda toplantı kurumsallaşmada zafiyet demektir. Bu nedenle Kültür Üniversitesi mensuplarının toplantı tarihlerini takip etmekten yorgun düşmüş elemanlar değil sorumluluk bilinci geliştirerek tüm enerjilerini işlerine yoğunlaştıran çalışanlar olabilmeleri için üst yönetimden başlayarak yetki kullanımı ve bölüşümüne dayalı düzenlemeler yapılmaktadır. Örneğin görev tanımları net biçimde yapılmış Rektör Yardımcıları, Üniversitemizde ‘’İCRA’’ yetkisine sahiptirler. Rektör adına kararlarını uygular; görev alanları içerisinde kendilerine ulaşan sorunları ivedilikle çözüme kavuşturur ve Rektörü periyodik olarak bilgilendirirler.

Bu söylediklerimin ardından üst yönetim ile ilgili olan ve çok önem verdiğim bir başka noktayı daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Üniversitemizde Öğretim Üyesi olarak görev yapan ya da Üniversitemiz dışında olup son derece zengin birikime sahip olan değerli akademisyenlerimiz, uzmanlarımız ve bürokratlarımız vardır. Kendilerinin bu birikimlerini kurumumuza yansıtmalarını sağlayan “REKTÖR DANIŞMANLIĞI” sistemi, Üniversitemizde etkin olarak uygulanmaya başlamıştır. Hızla gelişen rekabet ortamında, bir üniversitede inovatif bakış açısını yaratmak ve sürekli kılmak için artık seçilen ya da atanan üst yöneticiler  yeterli olamayabilmektedir. Üst yöneticilerin bu olguyu içselleştirmeleri ve bundan korkmamaları görüşündeyim. Bakış açısı zenginliği yaratacak, çözüm üretecek değerli danışmanlara mutlaka ihtiyaç bulunmaktadır. Çünkü Üniversiteler yalnız bilginin değil, yetkinin de üretime yönelik paylaşıldığı kurumlardır ve öyle de olmalıdırlar.

Üniversitemizin hızla gelişen iletişim teknolojisine tam uyum sağlaması, donanım ve yazılım olarak en ileri teknolojinin kullanılması için de çalışmalar sürmektedir. Bürokrasiyi azaltan, akademisyenleri olabildiğince idari işlerden kurtaran, iş akışını hızlandıran, akademik ve yönetimsel bilgi havuzları oluşturarak tüm istatistikleri herkesin kullanımına açan, bir yandan da şahsen çok önem verdiğim “Kurum Belleği” oluşturma çabalarına katkı sağlayan bir sistemin uygulanması için ilgili birimlerimiz özveriyle çalışmaktadır.
Sözünü ettiğim yönetim sistemi, Kurumsal Kaynak Planlaması, kısaca (KKP); (Enterprise Resource Planning, [ERP]), bir kuruluştaki bütün birimleri ve fonksiyonları entegre ederek bu birim ve fonksiyonların gereksinimlerini bilgisayar ortamında tek bir veri tabanından karşılamakta, bilgi paylaşımını, koordinasyonu ve iş akışı işlemlerini kolaylaştırmaktadır. Bu sistem aynı zamanda  ‘’modüler’’ bir yapıda olup üniversite ihtiyaçlarını karşılayacak ve ileriye yönelik projeksiyonlar yapılabilecek yeteneklere de sahiptir.
Üniversitemizin bilimsel çalışma ve yayın potansiyeli hızla yükselmektedir. Gelinen düzey ile yetinmemiz elbette mümkün değildir;  hem nicel hem de nitel olarak yayınların artması, özellikle de uluslararası araştırma projeleri ve yayınlara destek olunması için özel bir birim kurulması artık zorunluluk hâline gelmiştir. AB projeleri hazırlama konusunda araştırıcılara hizmet verecek, uluslararası ilişkileri genişletecek ve kaynaklar konusunda düzenlemeler yapacak olan Rektörlüğe bağlı ve bir Rektör Yardımcısının etkin yönetiminde “BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR KOORDİNASYON BİRİMİ” kurulması çalışmalarında son noktaya gelinmiştir.

Kültür ailesinin en dinamik üyeleri hiç şüphesiz sevgili öğrencilerimizdir. Gelecek umudumuz gençlerimizin üniversitemiz çatısı altında huzurlu, sağlıklı ve kaliteli bir eğitim süreci geçirmeleri, meslek hayatlarına zinde ve donanımlı bir başlangıç yapabilmeleri bizim her zaman önceliğimizdir. Laboratuar ve uygulama olanakları sürekli geliştirilen üniversitemizde öğrenci kulüpleri de yoğun bir etkinlik takvimi içerisindeler. Fakat her konuda olduğu gibi bunda da ulaştığımız nokta ile yetinmeyi düşünmüyoruz. Yürürlüğe koyacağımız projelerimizin yanı sıra öğrencilerimiz de akademik ve sosyal her türlü öneri ve taleplerini danışman hocalarından Rektör’e kadar tüm kademelerden yetkililere rahatlıkla iletebilirler. Sevgili öğrencilerim unutmasınlar ki her büyük ailede olduğu gibi Kültür Ailesi bireyleri olarak bizler de ancak birbirimizin mutluluklarıyla yaşama coşkusu kazanırız.  
     
7000’i aşan öğrenci sayımız, üniversitemizin Öğrenci İşleri Bürosu’na ve bu birimden sorumlu olan Rektör Yardımcımıza çok büyük bir sorumluluk ve yük getirmektedir. Bu son derece hayati görevin artık birkaç özverili insan ile yürütülmesi mümkün değildir. Bu nedenle kısa bir süre içinde sadece bu işlerle uğraşacak bir “ÖĞRENCİ DEKANLIĞI” sistemine geçilecektir.

Bir üniversitenin mezunları, o üniversitenin en önemli tanıtıcıları olmanın yanında, “Doğru Geri Bildirim” alma konusundaki en etkili kaynaklarıdır. Yine bu yıl içerisinde gerek verilen eğitim-öğretimin içeriği ile iş yaşamındaki arakesitleri görmek ve programlarda iyileştirmeler yapabilmek, gerekse yeni mezunlara iş imkânı temin edebilmek için bu yoldaki çabaları daha verimli hâle getirecek bir “Mezunlarla İletişim Birimi” kurulacaktır. Bu birim ile yeniden yapılandırılacak ve güçlendirilecek olan “KURUMSAL İLETİŞLİM BİRİMİ”miz  ortak çalışmalar yapacaktır.

Kuşkusuz bilgiyi üretmek ve yaymak işlevini gerçekleştirebilmek için fiziksel ve finansal altyapı gereklidir. Binalarımız, laboratuvarlarımız, araç/gereç, malzeme ve tüm bunları sağlayan finansal olanaklardan yoksun olduğumuz takdirde bu işlevi yürütmek mümkün değildir. Ancak bu olanakların hayata geçirilmesi de akademik kadromuzun performansı ve idari kadromuzun desteği ile mümkündür. Uzun süredir gerek akademik ve gerekse popüler literatürde “İnsan Kaynakları” ve “İnsan Sermayesi” kavramları yoğun biçimde işlenmekte; insan sermayesinin giderek kuruluşların en değerli varlığı konumuna geldiği belirtilmektedir. Endüstrideki bu olgu, üniversiteler için de şüphesiz baştan beri geçerlidir. Varoluş nedenimiz, bilgiyi üretmek ve yaymak olunca sermayemizin birinci derecede insan kaynaklarından; öğretim elemanlarımız ile onları destekleyen idari kadrodan oluşması doğaldır. Bizim için bu denli önemli olan insan kaynaklarımızı planlarken biz de gerçekçi ve dikkatli bir şekilde hareket ediyoruz. Çalışanlarımızla uzun süre birlikte olmayı hedeflediğimiz için hem akademik hem de idari kadrolarımız açısından sağlıklı bütçe sınırları içinde kalmaya özen gösteriyoruz. Diğer yandan tüm çalışanlarımızın kariyer gelişimine gerekli desteği sağlıyor, özellikle genç akademisyenlerimize yeterli araştırma olanağı sağlamaya önem veriyoruz. İşte bütün bu çalışmaların tek çatı altında toplanması ve daha etkin biçimde yürütülmesi için 2009’un idari yeniliklerinden birisi de Üniversitemizin “İNSAN KAYNAKLARI BİRİMİ”nin kurulması olacaktır.
    
Hızla büyüyen Üniversitemizin mekân gereksinimi için Mütevelli Heyetimizin değerli Başkanı ile birlikte çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. ÜÇÜNCÜ YERLEŞKE konusunda sizlere önümüzdeki günlerde sevinçli haberler vereceğimizi ifade etmek istiyorum.
    
İstanbul Kültür Üniversitesi, adına ve kuruluş amacına uygun olarak, uluslararası düzeyde eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri yürüten, Atatürk İlke ve Devrimleri ile Cumhuriyet kazanımlarına gönülden bağlı, ulusal değerlerimizin ve kültürel zenginliklerimizin evrensel boyuta taşınmasında her zaman aktif rol alan çağdaş bir eğitim kurumudur.

Her geçen yıl büyüyen ailemiz ve siz dostlarımızın destekleriyle ilkelerimizden ödün vermeden yolumuza devam ediyoruz.

Saygı ve sevgilerimle…  

Prof. Dr. Dursun KOÇER
Rektör